enilenebilir enerji yükselişini sürdürürken, bunlardan güneş enerjisi de kendisine yeni uygulama alanları buluyor. Bu alanlardan biri de, belediyelerin sokak ve park aydınlatmaları. Türkiye’de bugün henüz birkaç belediyede, sınırlı sayıda kullanılan güneş enerjili aydınlatmaların birçok avantajı var. En önemlisi, ilk maliyetini karşıladıktan sonraki sıfır kaynak maliyeti. Çünkü ışığınızın tek kaynağı güneş. Ayrıca temiz enerji kaynağı olan güneşten aydınlatmada, kazı çalışması yok, kablo hattı yok, enerji krizi yok. Üstelik, devlete 3 milyar YTL’ye yakın elektrik borcu olan belediyeler için çıkış noktası bile olabilir.
Geri ödemesi 2.5 yıl
5 metre boyundaki aydınlatma lambaları, 2025 metre aralıklarla, 89 metre boyundaki direkler 4050 metre aralıklarla kuruluyor. 5 ve 8 metrelik direklerin maliyetleri 2.600 YTL’yi buluyor. Diğer elektrikli aydınlatma direkleri yatırımı ile mukayese edildiğinde sistem 2.5 yıl içerisinde kendini amorti ediyor. Aydınlatma sistemi günışığı ile çalışıyor, dolayısıyla havanın soğuk ya da sıcak olması değil, günışığının olması yeterli. Kurulan lambalar güneş paneli vasıtasıyla elektrik enerjisi üretiyor. Hava karardığı zaman da otomatik olarak ışıklar yanıyor, hava aydınlandığında ise kapanıyor.
Güneşle aydınlatma Türkiye’de henüz emekleme aşamasında. Bu nedenle bu işi yapan firma sayısı çok fazla değil. Bunlardan biri olan Hizmark Güneş Enerji Sistemleri, yaklaşık 4 yıldır başta Ankara, İstanbul ve Akdeniz olmak üzere güneş enerjisi ile aydınlatma sistemi kuruyor. Firma, güneş enerjili aydınlatma sistemlerini Avcılar, Esenler, Zeytinburnu, Etimesgut ve Bağcılar Belediyelerinde muhtelif alanlarda kurmuş. Son uygulamaları, Avcılar sahilinde, Atatürk Evi’nin çevresindeki 21 lamba. Türkiye’de birçok park ve bahçede uygulamalar yaptıklarını söyleyen Hizmark’ın sahibi Savaş Yeşiltaş, “Tüm Türkiye genelinde bayi ağlarımızı oluşturmaya başladık. Ayrıca, Suriye, Irak, Mısır gibi Ortadoğu ülkelerinden gelen firma yetkilileri ile de yurtdışı bağlantılarımızı oluşturmaya başladık” diyor.
Yeşiltaş, “Avrupa’da güneş verimliliği az olmasına rağmen devlet teşviki ile güneş enerjisi uygulamaları hızla yaygınlaşıyor ve hatta artık karayolları aydınlatmalarında bile bu sistem kullanılıyor. Türkiye’de ise güneş verimliliği fazla olmasına rağmen, maalesef bu tip uygulamalara yeni başlandı” diye konuşuyor.
3 gün yedekleme süresi
Yeşiltaş, aydınlatma sistemlerinin tasarım ve imalatı yapılırken otonom süresinin fazla tutulduğunu anlatıyor. Yani günışığı ile çalışan bu sistemde hava 3 gün tamamen kapalı dahi olsa sistem yedekleme ünitesinden karşılayarak çalışıyor ve tekrar günışığında elektrik üretimine devam ediyor. Yeşiltaş, sistemin en kötü hava koşulları dikkate alınarak kış aylarında çalışacak şekilde tasarlandığını ve en riskli aralık ve ocak aylarındaki güneşlenme zamanlarının da dikkate alınarak üretildiğini kaydediyor.
Hizmark’ın hedefi, başta belediyeler, tatil köyleri ve karayolları almak üzere dış aydınlatmanın çok yoğun kullanıldığı sektörlerden başlamak üzere güneş enerjili aydınlatma sistemlerini yaygınlaştırmak.
Tüm Türkiye genelinde il ve ilçe belediyeleri ile görüşme halinde olduklarını belirten Yeşiltaş, yurtdışından proje bazında 5 bin adet civarında, ülkede ise belediyeler ve tatil köylerinden gelen yaklaşık 10 bin adet civarında direk görüşmelerinin devam ettiğini vurguluyor. Hizmark, 3 yıl içerisinde Türkiye genelinde bayi ağı teşkilatını tamamlayarak, bu sistemin ülke üzerinden Ortadoğu pazarına satış yapabilecek altyapı ve koordinasyonu sağlamayı planlıyor.
Yeşiltaş, “Dünyada doğmuş olan güneş enerjisi sektörü içerisinde, ‘Güneş Ülkesi’ dediğimiz Türkiye’nin yer almaması gibi bir olasılık kesinlikle düşünülemez. Dünyada 30 yıl önce geçilmiş olan bu sistem ile alakalı olarak yeterince gecikildiği düşüncesindeyim” diyor.